EkonomiHaberlerTürkiye

Consus Enerji halka arz gelirini yeni yatırımlar ve büyümede kull

Yatırımcı Rehberi Halka Arz Özel programının bu haftaki konuğu Borsa İstanbul’da halka arz için 14-15 Nisan’da talep toplayacak olan Consus Enerji Genel Müdürü Atay Arpacıoğulları oldu.

Arpacıoğlu’nun verdiği bilgilere göre Consus, toplamda 333 milyon liralık ödenmiş sermayesini 52.5 milyon artırarak 385,5 milyon liraya çıkaracak. Aynı tutarda nominal hisse de ortak satışı şeklinde yapılacak. Toplam halka arz büyüklüğü 105 milyon adet nominal hisseden oluşacak. Bir de yüzde 10 düzeyinde yani 10.5 milyon hisse eğer ek talep gelirse halka arz edilecek. Böylece şirketin yüzde 27’si, ek satış ile birlikte yüzde 30’u halka arz edilecek. Hisse başına fiyat 4.5 lira olarak belirlendi. Bu da halka arz büyüklüğünün 472,5 ile 520 milyon lira arasında olacağı anlamına geliyor. Halka arz büyüklüğünün yarısı kadar bir fon da fiyat istikrarı için 1 ay süreyle devrede olacak.

ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ ÜRETİM ALANLARI

Halka arz yönteminin sabit fiyatla talep toplama şeklinde olacağını açıklayan Arpacıoğulları, eşit dağıtım yöntemi ile yapılacak olan halka arzdan elde edilecek olan yeni kaynağın yüzde 40’ının yeni santral yapımında yani büyümede, yüzde 10’unun ise işletme sermayesi için kullanılacağını ifade etti. Arpacıoğulları geri kalan yüzde 50’lik kısım ile de özellikle kısa vadeli borcun azaltılacağını ve bilançonun güçlendirileceğini söyledi. Enerji sektöründe geleceğe bakıldığında Consus’un doğru konumlanmış bir şirket olduğunu bildiren Arpacıoğulları, şirketin çeşitlendirilmiş üretim alanları ile ekonomide oluşabilecek riskleri iyi yönetebileceğini belirtti.

KARAYİPLERE İLK ADIMI ATTI

Consus Enerji olarak değer yaratmayı önemsediklerini anlatan Arpacıoğulları, öncelikle hedeflerinin yeni santrallarla portföylerini genişletmek olduğunu belirtti. Arpacıoğulları, “Önümüzdeki dönem büyümeden pay almaya çalışacağız. Büyüme ve temettü dengesini sağlayarak şirketimizin değerini maksimize edecek şekilde belirleyeceğiz” dedi. Yurtdışında da Karayip bölgesinde yeni bir ada ülkesi ile 30 yıllık bir güneş santralı yapımı ve işletmesi konusunda anlaştıklarını anlatan Arpacıoğulları “Ada devletlerinin enerji maliyetleri çok yüksek. Bu bölgede ilk adımı attık bundan sonraki gelecek” dedi.

3 YILDA 2 KAT BÜYÜME

Arpacıoğulları, Consus Enerji’nin 2021 yılsonu verileri ile enerji üretim miktarı ve gelirlerinin son 3 yılda 2 katın üzerinde arttığını ve 42 milyon dolara ulaştığını belirterek gelirlerinin üçte ikisinin biokütle ve güneş santrallarından elde edildiğini kaydetti. Arpacıoğulları, FAVÖK olarak adlandırılan faaliyet karlılığının ise son 3 yılda 7 kat yükselerek 15 milyon doların üzerine çıktığını ifade etti. Şirketin 47 milyon dolar net finansal borcunun bulunduğunu açıklayan Arpacıoğulları, “Bu borçların büyük kısmı santral yatırımları için alınan uzun vadeli proje finansman kredilerinden oluşuyor. Borcunuzun ne kadar zamanda faaliyet karınızda ödeyebileceğinizi gösteren Net borç/FAVÖK oranımız 3.2 düzeyinde. Bu da enerji sektörü için makul hatta ortalamaların altında bir rakam. Net karımızı portföydeki santralların da tam kapasite çalışmaya başlaması ile 2020’de 1.5 milyon liradan 2021 yılında 33 milyon liraya ulaştırdık. Karlılığımız büyüme ile birlikte sürdürmek en büyük hedefimiz” dedi.

Önümüzdeki dönem güneş enerjisi kapasitesini artırmayı planladıklarını anlatan Arpacıoğulları, tüketicilerin özellikle bundan sonraki dönemde Türkiye’deki tüm çatıların bu amaçla kullanabileceğini söyledi.

‘TEDARİKİMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR’

Consus Enerji’nin genç bir enerji şirketi olduğunu ilk üretimlerini 2015’te yaptıklarını belirten Arpacıoğulları, şirketin yenilenebilir ve dağıtık enerji alanlarında faaliyet gösterdiğini ifade etti. Arpacıoğulları ” Yenilenebilir enerjide güneş ve biyokütle santrallarımız var. Dağıtık enerjide ise kojenerasyon ve trijenerasyon tesislerimiz bulunuyor. 11 ilde 12 tesiste 94 megavat kurulu gücümüz var. Biyokütleden enerji üretimine yatırım yapan az sayıdaki enerji şirketinden birisiyiz. Santrallarımız Aydın, Şanlıurfa ve Mardin gibi tarımsal alanlarda. Bu santrallarımızda hasat sonrası tarlada kalan veya anız olarak yakılan ve herhangi bir ekonomik değeri bulunmayan mısır ve pamuk sapı gibi artıkları toplayarak enerjiye dönüştürüyoruz. Bu yöntemler hem çiftçilerimizin maliyetlerini azaltıyoruz hem de zaman zaman bertaraf edilmeye çalışılan bu artıkların toprağa verdiği zararlara engel oluyoruz. Tarımsal sürdürülebilirliğe katkımız oluyor. Yılda 350 ton biokütle topluyoruz, bu da yılda yaklaşık 700 bin dönüm araziye dokunup temizliğini yaptığımız anlamına geliyor. Biokütle yakıtları kendi ekipman ve personelimiz ile yapıyoruz. Bu bize tedarikin sürdürülebilirliği anlamında önemli bir avantaj sağlıyor” diye konuştu.

YENİLENEBİLİR ENERJİ ŞİRKETLERİNE BÜYÜK TALEP VAR

Ukrayna-Rusya savaşının yenilenebilir enerji şirketlerinin maliyetlerine girdileri yerli olduğu için etki etmediğini anlatan Arpacıoğulları, “Yenilenebilir enerjiye yatırım yapan şirketlere büyük talep var. Çünkü herkes bu tarz kaynaklardan enerji elde etmeye çalışıyor. Veya termik santral olsa da bizim de sunduğumuz yüksek tasarruflu yönteme geçmek istiyor. Çünkü bizim sanayicimiz 7 gün 24 saat kesintisiz enerji istiyor. Elektrik enerjisinden ziyade ısı ve soğutma enerjisi kullanılıyor. Onların bu ihtiyacını sadece güneş santralı ile karşılamak mümkün değil. Bu nedenle önümüzdeki dönem yenilenebilir enerji yanında termik gücümüze de odaklanmamızı sağlayacak” şeklinde konuştu.

‘İTHALATA BAĞIMILIĞI AZALTMALIYIZ’

Arpacıoğulları, Mardin’deki santrallerinin güneş takip sistemi olduğunu ve en verimli santrallerden birisi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Emtia fiyatlarındaki dalgalanma, tedarik zincirindeki sıkıntılar ve yüksek enflasyon sektörü olumsuz etkiliyor. Doğalgaz ve elektrik fiyatları 6-7 kata varan artış yaşadı. Bizim enerji tüketimimiz de büyüyor. Bir önceki yıla göre elektrik tüketimi yüzde 12 doğalgaz tüketimimiz yüzde 20’yi aşan oranlarda arttı. Bizim bu dalgalanmadan bir miktar daha az etkilenmemizi sağlayan ise yenilenebilir enerjide kurulu gücümüzdeki artış. Son 10 yılda buradaki kurulu güç iki kat arttı. Bu alandaki yatırımların önümüzdeki dönemde hızla devam etmesi gerekiyor. Hızla büyüyen enerji ihtiyacında ithalata bağımlılığın azaltılması son derece önemli.”


Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: