EkonomiHaberlerTürkiye

Doğalgazda yurt dışına bağımlılık bitiyor mu?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’deki Tuna-1 sahasında 320 milyar metreküp doğalgaz keşfettiğini duyurdu. Ankara’da, enerji koridorlarında birkaç gündür yoğun bir trafik yaşanıyordu, bu trafiğin merkez üssü de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’ydı. (TPAO).

TUNA-1 KUYUSU

Türkiye, 20 Temmuz 2020 tarihinde Karadeniz’de, Zonguldak’ın 145 kilometre açığında Tuna-1 kuyusunda doğal gaz sondajına başladı. Fatih sondaj gemisi, açık denizde binlerce metre derinlikte ilk kuyuyu açtı. Bu kuyu; Türkiye, Romanya ve Bulgaristan münhasır ekonomik bölgelerinin kesiştiği noktaya çok yakın bir yerde bulunuyor. Türkiye’nin, ekonomik bölgesi içinde konumlanıyor.

TPAO, söz konusu noktada (Tuna-1) neden kuyu açtı? Sondaj öncesinde gaz olup olmadığına ilişkin sismik çalışmalar yapıldı. Romanya, 2012 yılında bu noktaya yakın Domino gaz sahasında, Neptün blokunda gaz buldu. 80 milyar metreküp düzeyinde gaz bulunduğu ileri sürülüyor. Avusturyalı OMV ve ABD’li Exxon Mobil’in ortak olduğu sahada şu ana dek yatırım yapılmadı.
TPAO, Neptün blokuna yakın bir noktada ilk kuyuyu açtı. Bu alanda, en az 3 kuyunun daha açılması bekleniyor. Böylece, blok tanımlanacak; kesin üretim miktarı için elde güçlü veriler oluşacak. Bunun, en az 18 ay sürebileceği belirtiliyor. Ardından, “ekonomik” ise saha üretime hazırlanacak. Bu amaçla büyük miktarlı yatırımların yapılması gerekiyor. Bu sürenin de en az 5-6 yılı bulabileceği ifade ediliyor.

NE KADAR GAZ TÜKETİLİYOR?

Türkiye, bu hamlesiyle gazda dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Türkiye’de, yılda 45-50 milyar metreküp doğal gaz tüketiliyor ve hemen hemen tamamı yurt dışından ithalat yoluyla karşılanıyor.

İthalatta, ikili yöntem izleniyor. Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hatları üzerinden uzun dönemli sözleşmelerle doğal gaz satın alınıyor. Rusya’dan (sözleşme miktarı esaslı) yıllık 30 milyar metreküp, Azerbaycan 6.6+2.6, İran 9.6 milyar metreküp.
BOTAŞ; ABD, Katar, Cezayir ve Nijerya’dan da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal ediyor. LNG, kontratlar üzerinden (Katar, Cezayir gibi) ya da spot piyasadan (ABD’den) temin ediliyor.

Sözleşmelere göre gaz fiyatı, petrol ve türevlerinde yaşanan hareke göre üçer aylık dönemler halinde yeniden hesaplanıyor. Brent petrolde oluşan fiyat hareketleri, gaz ithalat sözleşmesine 6-9 aylık gecikme ile etkide bulunuyor. Fiyat düşüyor ya da artıyor. Elbette, önemli bir konu da dolar kuru. BOTAŞ, ithalatı dolarla yapıyor, iç piyasaya TL ile gazı satıyor. Şirket, halen konutlara her 1000 metreküp gazı bin 251, sanayi ve santrallara da bin 400 TL’den satıyor. Dolar kuru arttıkça BOTAŞ’ın (özel sektör gaz ithalatçılarının da) maliyetleri artıyor. Zam baskısı oluşuyor.

PETROLDE SON DURUM

Türkiye’nin, 2019 verileriyle yıllık yaklaşık 50 milyon ton toplam petrol tüketimi bulunuyor. Bunun, 25 milyon tonu dizel, 5 milyon tonu jet yakıtı, 2.3 milyon tonu benzin, 4.5 milyon tonu LPG, geri kalanı da diğer yakıtlardan oluşuyor. Türkiye, doğal gazda olduğu gibi petrol ihtiyacının da önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılıyor. Türkiye’nin günlük üretimi 3 milyon ton dolayında seyrediyor.

TPAO, petrol için de Karadeniz ve Akdeniz’de çalışmalar yapıyor. Sondaj ve sismik araştırmalar yürütüyor. TPAO’nun ve MTA’nın sahip olduğu gemilerle bu çalışmalar gerçekleştiriliyor.

50 MİLYAR DOLAR

Türkiye, Karadeniz’de gündeme gelecek olası gaz üretimiyle başta Rusya, ABD ve İran olmak üzere yabancı ülke ve tedarikçilere olan “bağımlılığını” azaltmayı hedefliyor. Her yıl 50 milyar dolar yurt dışına aktarılıyor. Bu bağımlılık, ekonomik dengelere ağır darbe vuruyor.


Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
Kapalı