EkonomiHaberlerTürkiye

Ekonomi reform paketi açıklandı – Bloomberg HT

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi kamuoyunun merakla beklediği ekonomik reform paketini açıklamak için kameraların karşısına geçti.

Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan noktalar şunlar oldu:

Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde büyütme amacı bulunuyor. Üretimde verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. Reel ekonomiyi daha da güçlendirerek, ithal girdi kullanımını azaltmış, katma değerli üretimle ihracatta yeni rekorlar kıran yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz. Programın hazırlıkları sürecinde arkadaşlarımız, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek tüm talepleri ve teklifleri dinledi. Sık sık ekibimle, heyetimle bir araya geldim ve değerlendirmeleri bu şekilde yaparak son şeklini verdik.

İstikrar ve güven çok önemlidir

Biz de bu süreci en başından itibaren takip ettik, yönlendirdik ve nihai şeklini verdik. Toplantının İstiklal Marşı’mızın kabulünün 100. yılına denk gelmiş olması da ayrı bir gurur vesilesidir. Türkiye’nin, bu 3 kelimenin altını özellikle çiziyorum, istihsal mücadelesini, istiklal ve istikbal mücadelesi kadar önemli görüyoruz. İşte bu anlayışla tam da İstiklal Marşı’mıza yakışır şekilde ve aynı ruhla yaşadığımız devrin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz yeni yol haritasını milletimizle paylaşıyoruz. İnşallah bu yol haritasını milletimizle, kurumlarımızla, iş dünyamızla tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için gece gündüz çalışarak hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle o günlerin çok yakın olduğuna yürekten inanıyoruz.

İki kavram çok çok önemli. Bu, istikrardır ve güvendir. Biz de bu tespitten hareketle, 2002 yılında ülkenin yönetimini devraldığımızdan beri Türkiye’yi istikrar ve güven esasına göre geliştirmenin, büyütmenin, güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Türkiye, uzunca bir dönem koalisyonların yol açtığı istikrarsızlıkların, terör ve kaos ortamının tetiklediği güvensizlik ikliminin ağır bedellerini ödemiştir. Bu tablo, ülkemizin uluslararası siyasi, ekonomik, sosyal krizlere de hazırlıksız yakalanmasına yol açmıştır. Tek başımıza iktidarda bulunduğumuz hükümetlerimiz döneminde de bu sıkıntıyı hep gördüğümüz için sürekli tetikte olduk. Dirayetli yönetimimizle 2009 küresel krizi gibi 2013 sonrasındaki pek çok siyasi, sosyal, ekonomik, bütün bu sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi ve ülkemizi 2023 hedeflerinin rotasında tutmayı başardık. Esasen ülkemizin yönetim sistemini değiştirme talebimizin gerisindeki en önemli sebep, eski yönetim sisteminin kırılganlıklarının yol açtığı tehlikeleri yakından görmüş olmamızdır.

Türkiye olumlu ayrışıyor

Türkiye bölgesel ve küresel krizlere rağmen gücünü koruyor. Salgının yıkıcı etkileri sona ermediği gibi dünyada her gün yeni tehditler çıkıyor. 100’ün üzerindeki ülkenin hala aşıya erişememesi dünyadaki adaletsizliği hafızalarımıza nakşediyor.

Türkiye hiçbir vatandaşının mağdur olmaması için devletin tüm imkanlarını seferber etti. Hiçbir insanımızı salgın karşısında çaresiz bırakmadık. Böylelikle salgının ortaya çıkardığı sosyal ve ekonomik tehditlere karşı güçlü bir direnç sergiledik. Türkiye’yi bu kapsamda olumlu ayrıştırmayı başardık.

Salgına rağmen 2020’de yüzde 1,8 büyüdük. G-20 ülkeleri arasında Çin’in ardından büyüyen tek ülke olduk. Özellikle yılın ikinci yarısındaki önlemlerle dünyada büyümeyi başaran ender ülkelerden biri olduk.

Ülkemizi güçlendirecek reformları hayata geçirecek adımları hiç tereddüt etmeden atıyoruz. Reform programımızla sorunlara gerçekçi çözümler getiriyoruz.

Güçlü ve kaliteli büyümeyi yakalayacağız

Türkiye salgın sonrası güçlü, sürdürülebilir ve kaliteli bir büyümeyi mutlaka yakalayacaktır. Büyümenin toplumun her kesiminin refahını artıracak şekilde geliştirilmesi olmazsa olmazımızdır.

Açıklayacağımız reformların omurgasını makroekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor.

Temel öncelik mali disiplin

İlk reform alanımız risklere karşı güçlü bir kamu maliyesi yapısı oluşturmak olacaktır. Mali disiplin en önemli önceliğimizdir. Hani diyorlar ya finansal istikrar, finansal istikrar diye, finansal istikrarı bir kenara koyun.

Döner sermayeleri gözden geçiriyor ve verimli olmayanları kapatıyoruz, diğerlerini de kademeli olarak meclis denetimi kapsamına alıyoruz.

Böylece bütçede birlik ilkesini güçlendirmiş oluyoruz.

Kamuda taşıt alımı ve temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarına sınırlama getiriyoruz.

Mahalli idarelerde de mali disiplini güçlendirecek düzenlemeler yapıyoruz. Buradan sağlanan kapasite ile merkezi yönetim üzerindeki yükleri azaltmış olacağız.

Merkezi ve yerel yönetimlerin sosyal yardım verilerini birleştiriyoruz.

Dövizle borçlanma payı azalacak

Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 41 seviyesinde. Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 90’a yakın.

Borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların, toplam borç stoku içerisindeki payı düşürülecek. Ağırlıklı olarak TL ile borçlanılacak, TL cinsi senetler kullanılacak.

Ülkemizin risk primini düşürerek borçlanma maliyetlerini aşağı çekecek politikaları tahkim ediyoruz.

Esnafa vergi muafiyeti

Reform paketinde dar gelirli küçük esnafa bir vergi muafiyeti de yer alıyor. Yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyanname verme yükümlülüğünü kaldırıyoruz.

Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz. Dijital vergi asistanı sistemini devreye alıyoruz.

Çifte vergilendirme anlaşmalarını revize ediyoruz.

Vergi denetimde standart ve öngörülebilir modellere geçiyoruz. Mükelleflerimizin uzun süreye yayılan denetimlerden kaynaklanan sıkıntılarını çözüyoruz.

Kamu ihalelerinde dijital altyapı

Kamu alım ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiyoruz. Kamu ihalelerine katılacak firmaların niteliklerini kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bunlar kamuoyuna açık olacak.

Stratejik ürünlerde yerliliği artıracak alım garantilerinin önünü açıyoruz. Kamu alımlarına standart getiriyoruz.

Kamu-Özel İşbirliği kanunu çıkarmayı planlıyoruz.

Bu sene için yüzde 4,3’ten yüzde 3,5’e revize ettiğimiz bütçe açığı/GSYH oranına mali disiplinden taviz vermeden ulaşacağız.

Hedefimiz düşük tek haneli enflasyon

Öncelikli gündem maddelerinden birisi de enflasyonla mücadele olacak. Hedefimiz tek haneli ve düşük enflasyona ulaşmaktır. Enflasyondaki yükselişin hem yapısal hem de dönemsel nedenleri var. Ülkeler salgın dolayısıyla gıda stoklarını artırmayı tercih ediyor.

Gıda fiyatları için bir erken uyarı sistemi kuruyoruz. Gıda zincirinin tamamı anlık takip edilipi, raporlanacak. Gıda israfının önüne geçecek düzenlemeler yapıyoruz. Sebze ve meyvede zayiatı azaltan soğuk zincirleri daha fazla destekliyoruz.

Hal yasası çalışmalarını da hızla tamamlıyoruz.

Fiyat istikrarı komitesini tesis ediyoruz.

Kamu fiyat artışları gerçekleşen enflasyona göre değil hedef enflasyona göre yapılacak.

Halka arz süreçlerini kolaylaştırıyoruz

Türkiye bankacılık sektörü pek çok ülkeye kıyasla güçlü bir görünüme sahiptir. Bankacılık sektörünün aktif kalitesini iyileştirmek üzere bazı tedbirler alıyoruz. Bankacılık sektöründe operasyonel yeniden yapılandırma ve firma rehabilitasyonun oluşturulmasını teşvik ediyoruz.

Tahsili gecikmiş alacaklara yönelik girişim fonları için mevzuat getirilecek.

Katılım finans sektörünü hızlandıracak yeknesak bir altyapı hazırlıyoruz.

Risk merkezini yeniden yapılandırıyoruz.

Dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz. Troy’u ayrı bir şirket çatısı altına alıyoruz.

Sermaye piyasaları alanında da önemli düzenlemeler olacak. Halka arz süreçlerini kolaylaştırıyoruz.

18 yaşın altındaki çocuklar BES’e dahil edilebilecek

Yeşil tahvil ihraçlarını teşvik ediyoruz.

Reel sektör tahvil temerrütlerine karşı garanti fonu kuruluyor.

BES’i çok daha geniş kesimlere yaygınlaştırıyoruz. 18 yaşın altındaki çocuklarımızın sisteme girişinin önündeki engelleri kaldırıyoruz.

Cari açıkla mücadele

Cari açıkla mücadelede 3 temel politikayı takip ediyoruz.

İlki yapısal cari açığa odaklanmak. İkincisi ihracatı tabana yaymak. Üçüncüsü de sanayide yeşil dönüşümü teşvik etmektir.

İhracatımızın kilogram başına değeri düşük. Yapısal cari açıkla mücadele işte bu yüzden önemli.

İki başkanlık kuruluyor

Cumhurbaşkanlığına bağlı Sağlık Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.

Bunun yanında Cumhurbaşkanlığına bağlı Yazılım ve Donanım Ürünleri Başkanlığı kuruyoruz.

Eximbank’ı yeniden yapılandırıyoruz. Aynı şekilde Kredi Garanti Fonu’nu da katma değeri yükseltecek selektif kredileri destekleyecek şekilde yapılandırıyoruz.

Yurt dışında lojistik merkezleri kuruyoruz.

İşkur desteklerinde revizyona gidiyoruz. İlave istihdam finansman desteği artırılacak. İstihdam yaratan işverenler uygun finansmandan yararlanacak.

İki yeni yapı geliyor

Ekonomideki tüm gelişmeleri yakından izlemek ve yönetmek için iki yeni yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na bağlı Ekonomi Koordinasyon Kurulu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Finansal İstikrar Komitesi adıyla iki yeni yapı oluşturuyoruz.

Kamu görevlileri, kadrolarına bağlı pozisyonları dışında, en fazla bir kurumun yönetim veya denetim kurullarında görev alabileceklerdir.

TÜİK ilişkili kuruluşa dönüştürülecek.

Yatırım teşvik sisteminde yüksek özsermayeli yatırımlara önem verilecek.

Üç ayda bir reform takip toplantıları gerçekleştirilecek.


Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: