Temel Analiz

Hisse Piyasalarını Yükselten FED Değil

Bu yazı Paraborsa.org için özel olarak kaleme alınmıştır.

Son günlerin herkesin dilinde, hisse piyasasında yakın dönemde elde edilen kazançların FED’in bilançosunu yeniden genişletmesinin direkt bir sonucu oluşu var. Ancak işin aslı şu ki, önde gelen üç merkez bankası olan FED, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın aktivitelerinin adil bir karşılaştırması, tamamen başka bir resim ortaya koyuyor.

bu üç merkez bankasının bilançolarıyla karşılaştırıldığında, FED’inkinden çok AMB ve JMB’nin bilançolarına benziyor. Grafik S&P 500’ün 2016 sonundan 2018’in büyük bir kısmına kadar sorunsuz bir şekilde yükseldiğini gösteriyor ki, bu dönemde FED faiz oranlarını yükseltip, bilançosunu küçültüyordu.

Bilanço Genişlemesi

Üç merkez bankasının Ağustos 2008’den bu yana parasal genişlemelerini incelediğimizde veriler bilançosunu 2018 sonundaki 110 trilyon Yen’den neredeyse beş katlık artışla 573 trilyon Yen’e çıkaran Japonya Merkez Bankası’nın en agresif büyümeyi gerçekleştirdiğini gösteriyor. Ancak buna kıyasla FED 2014 sonunda bilançosunu yükseltmeyi tamamen durdurmuştu.

Bütçe Genişlemesi

Sadece FED Değil

Daha yakın geçmişe ait verileri incelediğimizde de, AMB ve JMB’nin Aralık 2015’ten bu yana bilançolarını hızlı bir şekilde genişlettiğini görüyoruz. Bu noktadan Eylül 2018’e kadar S&P 500 yaklaşık %40 yükseliş kaydetti. Bu dönemde FED’in bilançosu ise yaklaşık %6 küçüldü. Hatta Ağustos 2019’a kadar FED’in bilançosunda neredeyse %16’lık bir düşüş yaşandı. Bu arada hisse piyasası ise 2018’in dördüncü çeyreğindeki küresel büyümeye yönelik korkudan toparlanma sürecindeydi.

Hızlı Genişleme

Belki de sırasıyla yaklaşık %50 ve %70 yükselen JMB ve AMB bilançolarındaki bu hızlı genişlemenin piyasaların tırmanışı arkasındaki etken güç olduğu iddia edilebilir. S&P 500’ün 2015 sonundan bu yana artışı, o dönemde FED’den çok Japonya ve Avrupa merkez bankalarının bilançolarındaki yükselişe benzerlik gösteriyor.

Küresel Çapta Hisse Piyasalarında Yükseliş

İşin daha da ilginç kısmı ise, yakın zamandaki hisse piyasası yükselişinin sadece ABD ile sınırlı olmaması. Avrupa ve Asya piyasaları da Ekim 2019 başından bu yana keskin bir yükseliş yaşadı. Bu yüzden belki de yükselişin arkasında FED’in bilançosunun da ötesinde başka faktörler vardır.

FED Ağustos’ta ulaştığı dibin ardından bilançosunu Aralık ayı boyunca yaklaşık 400 milyar Dolar artırdı. Japonya ve Avrupa merkez bankalarının bilançoları ise bu dönemde sabit kaldı. Ancak 23 Ağustos’tan bu yana S&P 500 neredeyse %16,5 yükselirken, Alman Endeksi ve Japon Nikkei Endeksi sırasıyla %15,6 ve %15,5 artış kaydetti. Güney Kore’nin Endeksi ve Fransız Endeksi de sırasıyla %20’nin üzerinde ve %13,3 yükseldi. Liste uzayıp gidiyor.

SP500

FED’in geçtiğimiz dört ayda bilançosunu genişletmesi küresel çapta hisse piyasalarının yaşadığı yükselişin sebebi mi? Her şey mümkün. AMB ve JMB’nin de bu yükselişe katkı yapmış olmaları aynı derecede olası. Ancak yükselişin arkasındaki asıl faktör, küresel çapta büyümenin yavaşlamasına ve muhtemel bir resesyona yönelik korkuların dinmesi ve sonuç olarak iyimserliğin piyasalara geri dönmesi ve hisselerin tarihi açıdan makul değerlerden işlem görmelerine rağmen gelecekte gelir büyümelerinde bir hızlanış öngörülmesi de olabilir.

Dünya çapında hisse piyasalarının yükselişlerine daha ne kadar devam edeceğini henüz kimse bilmiyor. Eğer piyasalar küresel ekonominin iyileştiğine yönelik iyimserlik sayesinde yükseliyorsa, bu uzun vadeli bir yükselişin henüz başlangıcı olabilir. Eğer gerçekten FED’in küresel hisse piyasalarının tamamını kaldırmasıysa, umalım ki durmasınlar.

Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: