Kripto Para

Kıyamet Saati Nedir? Bitcoin İle Nasıl Bir İlişkisi Var?

“Doomsday Clock” yani Türkçe tanımıyla “kıyamet günü saati”, 1947 yılında Chicago Üniversitesi’nde Bulletin of the Atomic Scientists dergisinin yönetici ekibi tarafından ortaya çıkarılmış olan sembolik bir saat olarak biliniyor. Saatin gösterdiği kısa zaman dilimi “few minutes to midnigth” yani “gece yarısına birkaç dakika kala” olarak değerlendiriliyor. Buradaki “midnight” yani “gece yarısı” teriminin nükleer yıkımı temsil ettiğini biliyoruz.

Saat 1947 yılında gece yarısına 7 dakikayı gösteriyordu ve çeşitli dönemlerde saat küçük küçük ilerletildi. Son olarak 2017’de ise yarım dakika ileri alınarak 23:57:30’u göstermeye başlamıştı. Taa ki düne kadar…

Kıyamet Saati Hareket Etti
Bulletin of the Atomic Scientists dergisi dün “kıyamet günü saatini” biraz daha hareket ettirdi. Yapılan açıklamalarda saatin hareket etmesinin bir çok sebebi sıralandı. Bunlardan birinin de ve kripto para birimleri olduğu ifade edildi. Daha önce uzmanların defalarca dile getirdiği gibi Bitcoin ve proof-of-work konseptiyle çalışan kripto para birimlerinin enerji tüketimi çok üst seviyelerde. Dolayısıyla bazı uzmanlara göre Bitcoin çok ciddi derecede enerji tüketimini ve iklim durumunu tehdit ediyor…

Bunların yanında Bulletin of the Atomic Scientists, teknolojik ilerlemenin yol açtığı küresel güvenlik ve iklim konularına odaklanan kar amacı gütmeyen bir kuruluş olarak karşımıza çıkıyor. Doomsday Clock ilk olarak başlatıldığında Japonya’da atom saldırıları henüz yaşanmıştı ve 73 yıl önceydi. 73 yıl içinde çeşitli dönemlerde ilerletilen doomsday clock dün; Ortadoğu’daki gerginliklerin artması, genç iklim aktivisti Greta Thunberg‘in öncülüğünde iklim değişikliğine olan ilginin artması ve Corona Virüsü salgını gibi sebeplerle bir kez daha ilerletildi. Bu son ilerleme sonrasında temsili kıyamet saatinin tam 00:00’ı göstermesine yalnızca 100 saniye kaldı…

Hemen İnanmayın, Mutlaka Doğrulayın
Kıyamet ile ilgili spekülasyonlar geçmişten günümüze sürekli insanlık tarihinde yer alan ve belki de yersiz endişelerin yaşanmasına sebep olan söylentiler olarak nitelendirilebilir. Bunun en bariz örneğini tüm dünyayla birlikte biz de Maya takviminin bitişi olduğu ve bunun da kıyamet günün bir işareti olduğu söylentileri ile 21.12.2012 tarihinde yaşamıştık. Hatta tüm dünyadan Şirince’ye akın etmişti… Dolayısıyla bu gibi gereksiz endişeye sevk edici söylemlere çok da kulak asmamak gerekiyor.

Bunun yanında kıyamet gününün yaklaşmasının sebeplerinden birinin Bitcoin olarak gösterilmesi üzerine kripto para ekosistemi de doğal olarak harekete geçti. Popüler Bitcoin yorumcusu Peter McCormack, Bitcoin madenciliği ve PoW algoritmasının yıkıcı etkisi olduğu ile ilgili söylemlere Twitter üzerinden cevap verdi. McCormack, neden Bitcoin savunucularının iklim değişikliğini ve tehdidini inkar ettiklerini merak ettiğini dile getirdi ve şu sözleri kullandı:

Eğer bunları düşünüyorsanız aptalsınız: İklim değişikliğinin gerçek olduğunu inkar ediyorsanız, mevcut değişikliğin doğal bir hava döngüsü olduğunu iddia ediyorsanız, modellerin yanlış olduğunu iddia ediyorsanız, iklim değişikliğinin düzeltilmesinin çok pahalı olduğunu iddia ediyorsanız ve bunun bir kriz olmadığını iddia ediyorsanız.

McCormack’in bu merakına karşılık “Bitcoin Tina”, “Çünkü temel bir inanç olarak Bitcoin savunucuları “Güvenme, Doğrula” bakış açısına sahipler. İklim değişikliği ile ilgili söylenenlerin çoğunluğu yarı gerçeği yansıyor. Hayattaki hiçbir şey tamamen tek taraflı değildir. Her şeyin değiş tokuşları vardır. Sadece tek bir taraf tartışıldığı zaman birçok güvensizlik ortaya çıkar” sözleriyle yanıt verdi.

Bitcoin Bu Söylemlerle Baş Edebilir Mi?

Bitcoin’in enerji tüketimi ve dolayısıyla iklim üzerinde büyük değişiklikler yaratma potansiyeli neredeyse ortaya çıktığından bu yana ifade ediliyor. Ancak geliştirilen çeşitli uygulamalar, ve daha az enerji tüketiminin olduğu yerlerin tercih edilmesi Bitcoin’in enerji tüketim seviyesini düşürüyor.

Aslında devrimsel teknoloji olarak nitelendirilen ve dünya üzerinde küresel olarak birçok işlemi kolaylaştıran ve ucuzlaştıran her durumda olduğu gibi Bitcoin’in de bir yandan büyük faydalar sağlarken bir yandan da büyük enerji tüketimiyle çözülmesi gereken bir sorunu ortaya çıkarıyor. Ancak çok çeşitli kurumlar bunun çözülebilir bir durum olduğunu ve Bitcoin’in faydalarının bahsi geçen zararları kapatacak güçte olduğunu ifade ediyor.

Dolayısıyla: Evet, Bitcoin 11 yıldır her zorlukla başa çıkabildiği gibi enerji tüketimi sorunu ile de başa çıkabilecek güce ve teknolojiye sahip…

Bu makale ilk olarak www.coin-turk.com üzerinde yaynlanmıştır

Feragat: ParaBorsa.Org would like to remind you that the data contained in this website is not necessarily real-time nor accurate. All CFDs (stocks, indexes, futures) and Forex prices are not provided by exchanges but rather by market makers, and so prices may not be accurate and may differ from the actual market price, meaning prices are indicative and not appropriate for trading purposes. Therefore ParaBorsa.Org doesn`t bear any responsibility for any trading losses you might incur as a result of using this data.

ParaBorsa.Org or anyone involved with ParaBorsa.Org will not accept any liability for loss or damage as a result of reliance on the information including data, quotes, charts and buy/sell signals contained within this website. Please be fully informed regarding the risks and costs associated with trading the financial markets, it is one of the riskiest investment forms possible.

Source link

İlgili İçerikler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu