EkonomiHaberlerTürkiye

Mücevher ihracatında 2020 hedefi 8,5 milyar dolar

Birlik tarafından düzenlenen ve sektörel değerlendirmelerin ele alındığı basın toplantısında konuşan Kamar, birlik tarafından son yıllarda gerçekleştirilen faaliyetlerden bahsetti.

Türk mücevher sektörünün stratejik bir sektör olduğunu ve böyle kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Kamar, yönetime geldikleri gün itibarıyla mevcut stratejiyi değiştiklerini, hedef pazarları belirleyip bu pazarlardan pay alabilmek adına çok sayıda toplantı ve etkinlik düzenlediklerini söyledi.

Kamar, ihracatın artırılmasına yönelik gerçekleştirdikleri alım heyeti ziyaretlerine, B2B görüşmelere, mücevher fuarlarına değinerek, İstanbul Mücevher Fuarı kapsamında mart ve ekimde on binlerce yabancı mücevherciyi misafir ettiklerini anlattı.

Geçen yıl dünya mücevher piyasasının 500 milyar dolarlık portföyünü oluşturan Güney Doğu Asya Ülkeleri Değerli Taş ve Mücevher Birlikleri Konferansı’nın İstanbul’da düzenlendiğini anımsatan Kamar, bu sayede söz konusu pazara dair çok önemli ticari ilişkilerin temellerini attıklarını bildirdi.

Kamar, bu etkinlikler sayesinde mücevher ihracatının yılı artışla kapattığını belirterek, “Geçen yıl TİM verilerine göre 4,1 milyar dolar, ancak dahilde işleme rejiminden gelen rakamla birlikte toplamda 7,2 milyar dolar ihracat yaptık. Önceki yıla göre yüzde 8’lik bir artış yakaladık.” diye konuştu.

Mücevher sektörünün ihracat yaptığı ülkelerde vergilerin çok yüksek olduğuna değinen Kamar, yüksek vergi duvarlarının normalde serbest ticaret anlaşmaları veya özel vergi anlaşmaları ile aşılabildiğini söyledi.

Ancak bu anlaşmaların çok uzun süre alabildiğini vurgulayan Kamar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada dahilde işleme rejimi devreye giriyor. Herhangi bir ülkeden ham maddeyi Türkiye’ye gönderiyorsunuz, bunu Türkiye işliyor ve ihracatını yapıyor. Alıcı ülkeler bu işlemden çok düşük vergi alıyor. Bu sistemi Türkiye’de en iyi kullanan sektör mücevher sektörü. Sadece Ticaret Bakanlığı nezdinde alınacak izinlerle yüksek vergi sıkıntısı aşılabiliyor.”

İHRACATTA HEDEF; ASYA, ORTA VE KUZEY AVRUPA İLE AMERİKA

Kamar, geçen yıl gerçekleştirilen 7,2 milyar dolarlık ihracatın 3,1 milyar dolarının da dahilde işleme rejiminden geldiğini, bu rejimin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesiyle mücevher ihracatının katlanarak artacağını söyledi.

Geçen yılın bazı aylarından 2018’in aynı dönemlerine göre ihracatta yüzde 50’nin üzerinde artışlar yakaladıklarını dile getiren Kamar, 2019’da en çok altından mamul edilen ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini bildirdi.

Kamar, ocakta 2019’un aynı ayına göre yüzde 5,5 artışla 545 milyon dolar mücevher ihracatı gerçekleştirdiklerini kaydederek, şu bilgileri verdi:

“Henüz yılın başındayız, bu yolda rakip olarak gördüğümüz İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni yakın markaja almalıyız. İtalya’nın bugün için 7,1 milyar dolar mücevher ihracatı var, Türkiye’den yaptığı ithalat ise yalnızca 37 milyon dolar. Birleşik Arap Emirlikleri’nin 15,7 milyar dolar mücevher ihracatı var, Türkiye’den ithalatı ise yalnızca 866 milyon dolar. Birlik olarak biz de 2020 yılı için Asya, Orta ve Kuzey Avrupa ile Amerika pazarlarındaki ihracat hacmimizi artırmayı hedefliyoruz. 2020 ihracat hedefimiz ise dahilde işleme rejiminden gelecek satışlarla birlikte toplamda 8,5 milyar dolar.”

Kamar, 2023 ihracat hedeflerinin 12 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, bunu yakalamak için tüm güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

“BORSA İSTANBUL’DA KOTASYON ZORUNLULUĞU İHRACATI OLUMSUZ ETKİLER”

Kamar, mücevher ihracatında geçen sene yakalanan büyük başarının temelinde dahilde işleme rejiminin başarıyla uygulanmasının yattığına dikkati çekti.

Dahilde işleme rejimini tüm ülkelerle uygulamaları gerektiğini dile getiren Kamar, bu konudaki engelleri bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktaracaklarını ve bu konudaki engellerin ortadan kaldırılmasını talep edeceklerini söyledi.

Kamar, mücevher ihracatında bazı yasal düzenlemeler dolayısıyla beklenen verimi alamadıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Mücevher ihracatçılarının, dahilde işleme rejimi kapsamında ihracat yapmak için yurt dışından getirdiği altınları borsaya bildirmesi gerekiyor. 2020’de başlayan Borsa İstanbul’a kotasyon zorunluluğu, dahilde işleme rejimi için en büyük engellerin başında geliyor. Bu zorunluluk ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Özellikle iş hacmi Kuzey Afrika ve Orta Doğu olan üyelerimiz için zorluklar çıkaran bu zorunluluk nedeniyle birçok kişi aracı firma kurmayı hedefliyor. Borsaya üye olan birkaç firma üzerinden küçük firmalar işlem yapmaya başlayacak ve sektör zamanla tekelleşmeye başlayacak.”

“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN KOTASYON ZORUNLULUĞUNU KALDIRILMASINI TALEP EDECEĞİZ”

Kamar, borsaya kotasyon zorunluluğunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a arz edeceklerini belirterek, bu zorunluluğun kaldırılmasını isteyeceklerini, tek amaçlarının yüksek katma değerli ihracatı artırmak olduğunu vurguladı.

Ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre TİM verilerinde ihracatın 270 milyon dolardan 290 milyon dolara çıktığını dile getiren Kamar, dahilde işleme rejimi kapsamında ihracatın ise 516 milyon dolardan 544 milyon dolara yükseldiğini bildirdi.

Kamar, “Ancak altın fiyatları bu dönemde yüzde 20 arttı. Buradaki artışın sebebi altın fiyatlarındaki yükseliş. Tonaj olarak baktığımızda Borsa İstanbul’a kotasyon zorunluluğu ihracatı düşürdü.” diye konuştu.

“HAVALİMANI PERSONELİ MÜCEVHERCİLERİN İŞ YAPIŞ MODELİNE HAKLİM OLMALI”

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kamar, mücevherde 7,2 milyar dolarlık ihracatın “mikro ihracat” olduğunu belirterek, böyle bir ihracat hacmi için toplam 34 bin 360 adet beyanname düzenlenmesinin farklı farklı maliyetler anlamına geldiğini söyledi.

Yolcu beraberinde 3 kilograma kadar altın getirebilmesine izin verilmesinin önemine dikkati çeken Kamar, yolcunun ülkeye girişte yanında getirdiği altını tebliğ edebileceğini, bu durumun hem iç piyasaya hem de ihracata büyük katkı sağlanabileceğini anlattı.

Beyannamelerin yanı sıra ardiye ücretleri, analiz raporu, gümrüklerde oluşan beklemelerden ileri gelen fazla mesai gibi maliyetlerin makul seviyelere çekilmesi talebinde bulunan Kamar, şunları kaydetti:

“Gümrüklere dair düzenlemelerin yanı sıra personel de çok önemli. Çünkü mücevherde ihracatın büyük çoğunluğunu yolcu beraberinde ve İstanbul Havalimanı’nın yolcu salonu kullanılarak yapılır. Dolayısıyla İstanbul Havalimanı’ndaki görevliler mücevhercilerin iş yapış modeline hakim bir vizyona sahip olmalı. Ayrıca gümüşte, hedeflenen katma değerin sağlanabilmesi için özellikle gümrükleme maliyetleri bir an önce yeniden ele alınmalı.”

“PIRLANTADA YÜZDE 20 VERGİ VAR”

Kamar, Türk mücevher sektörünün 7,2 milyar dolar ihracatın yanı sıra turistik bölgelerde de 3,5-4 milyar dolarlık turistik satış gerçekleştirdiğini kaydederek, bu kapsamda turist başına harcamanın artırılması konusunda mücevher sektörünün önemli olduğunu söyledi.

Mustafa Kamar, “Yurt dışındaki insanlarda ‘Türkiye’ye gelindiğinde mücevher alınır’ algısı oluşturabilmek amacıyla ‘Turkish Luxury’ adı altında 5 birliğin oluşturduğu bir çalışma yapıyoruz.” dedi.

Mücevher sektörüne yönelik düzenlemelerin zaman zaman eleştirildiğine dair bir yorum üzerine Kamar, “Pırlantada, altında vergi yok’ deniliyor. Şu anda pırlantada yüzde 20 vergi var. Hem altında hem pırlantada vergi var. Türkiye 8-11 milyar dolar arasında altın ithalatı yapılıyor. Bunun 4 milyar doları ihracatla, 4 milyar doları turizmle gidiyor 2-3 milyar doları da Türkiye’de kalıyor.” diye konuştu.

Kamar, kuyumculuk sektörü için 2020’nin çok iyi geçmesini beklediklerini kaydederek, taksit sayısının 8’e çıkarılmasının hem üreticileri hem de tüketicileri rahatlattığını sözlerine ekledi.


Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
Kapalı