Döviz

TCMB, Ocak ayı para politikası özetini yayınladı



– 16 Ocak’ta gerçekleşen PPK toplantısında 75 bp faiz indirimine giden TMCB, politika faizini %11,25’e düşürdü. Merkez, bugün PPK toplantı özetini yayınladı.

Enflasyona dair şu ifadelere yer verildi:

“Yılın son çeyreğinde; risk primi ve döviz kuru oynaklığındaki düşüş ile finansal koşullardaki iyileşme yurt içi talebi belirgin ölçüde desteklemiştir. İşgücü piyasasındaki zayıf görünüme rağmen, ertelenmiş talebin de etkisiyle özel tüketim artmıştır. Buna ilaveten, kamu harcamalarının tüketim kanalıyla büyümeye katkısı devam etmiştir.

Son döneme ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki toparlanma eğiliminin devam ettiğini göstermektedir. Sanayi üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre artış kaydetmiş, Ekim-Kasım döneminde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,7 oranında yükselerek toparlanma eğilimini sürdürmüştür. Tarihsel oynaklığı yüksek olan sektörlerdeki arızi hareketlerden arındırıldığında sanayi üretimi ana eğiliminin daha kuvvetli olduğu görülmektedir. Anket göstergeleri ve dış ticaret verileri sanayi üretimindeki artış eğiliminin Aralık ayında da süreceğine işaret etmektedir.

Ekim dönemi işgücü piyasası verileri, tarım dışı istihdamda inşaat sektörü de dâhil olmak üzere artışa ve işsizlik oranlarında düşüşe işaret etmektedir. Bir önceki döneme kıyasla, sanayi ve inşaat istihdamı kuvvetli bir şekilde artarken, hizmetler sektörü istihdamındaki artış daha sınırlı gerçekleşmiştir. Öncü göstergeler, işsizlik oranlarındaki kısmi iyileşmenin sürdüğü sinyalini vermekle birlikte işgücü piyasasındaki zayıf seyir devam etmektedir.”

Para politikasında jeopolitik risklere dikkat çekilirken risk primindeki düşüşün de para politikasını desteklediğine vurgu yapıldı.

“Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde eşanlı olarak devam etmektedir. ABD ve Çin arasındaki Faz-1 anlaşması sonrasında, küresel ticaret gerilimlerinin azalacağına dair beklentiler kısmen iyileşmiştir. Buna karşın, uygulanan gümrük tarifelerinin hâlâ yüksek olması, anlaşma ile çözülememiş birçok konu bulunması ve karşılıklı taahhütlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceğine dair belirsizlikler ticaret anlaşmazlıklarının küresel iktisadi faaliyet üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Söz konusu unsurların yurt içi büyüme üzerinde oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir.

Son dönemdeki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak ham petrol fiyatları oynak bir seyir izlemiş ve geçtiğimiz PPK toplantısını takip eden döneme göre kayda değer bir artış göstermiştir. Buna karşın küresel iktisadi faaliyetin zayıf seyri emtia fiyatlarındaki artış eğilimini sınırlamaktadır. Bu bağlamda, küresel manşet enflasyon oranlarının, son çeyrekte bir miktar yükselmesine karşın, 2020 yılında yatay bir görünüm sergilemeye devam etmesi beklenmektedir.

Türkiye ülke risk primi, para politikasındaki temkinli duruş ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin yanı sıra, gelişmiş ülkelerde destekleyici para politikası uygulamalarının da katkısıyla gerilemeye devam etmiştir. Buna karşın, küresel ve jeopolitik belirsizliklerin ülke risk primi ve kur oynaklığı kanalıyla orta vadeli enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği yukarı yönlü riskler yakından izlenmeye devam edilecektir.

Temmuz ayından itibaren yapılan güçlü faiz indirimlerinin yanı sıra enflasyon beklentilerindeki düşüş ve bankacılık sektörü likiditesindeki iyileşme neticesinde kredi ve mevduat faizleri gerilemeye devam etmiştir. Bu çerçevede, finansman koşullarındaki iyileşme ve iç talepteki toparlanmaya bağlı olarak, TL kredi büyümesindeki artış, tüketici kredilerinde daha belirgin olmak üzere devam etmiştir. Söz konusu gelişmede genel ekonomik görünüme ilişkin beklentilerin yol açtığı arz yönlü etkilere ilave olarak, ertelenmiş talep ve borç yapılandırma amacıyla yapılan kullandırımların da etkili olduğu değerlendirilmektedir.

Bu dönemde zorunlu karşılıkların döngü karşıtı makro ihtiyati bir araç olarak daha esnek ve etkin kullanılması kredi büyümesini ve finansal istikrarı desteklemektedir. 9 Aralık 2019 tarihinde yürürlüğe konulan zorunlu karşılık uygulamasıyla kredi arzının tüketimden ziyade üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesi, bu çerçevede üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile ithalatla ilişkisi zayıf olan uzun vadeli konut kredilerinin teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Önümüzdeki dönemde, bankacılık sektörü likidite ve sermaye yeterlilik oranlarındaki iyileşme ile birlikte faizlerdeki düşüşün ve zorunlu karşılıklara ilişkin düzenlemelerin kredi büyümesini desteklemeye devam edeceği öngörülmektedir. Buna ilaveten, tahsili gecikmiş alacakların ve yakın izlemedeki kredi tutarlarının, kısa vadede bankacılık sektörü kredi arzı üzerindeki olası etkileri yakından takip edilmektedir. Son dönemde faizlerdeki düşüşe bağlı olarak kredi talebinde gözlenen canlanmanın sürmesi açısından istihdam ve gelir tarafındaki gelişmeler belirleyici olacaktır. Kredi koşullarındaki normalleşmenin hızı, kapsamı ve sürdürülebilirliği iktisadi faaliyet görünümü açısından önemli olacaktır.

Kurul, ülke risk primindeki iyileşme sürecinin devam etmesinin fiyat istikrarı ve finansal istikrar açısından önemini vurgulamıştır. Bu kapsamda, para politikası etkinliğinin desteklenmesi ve olası enflasyon-büyüme ödünleşiminin asgariye indirilmesi açısından makro finansal politikaların finansal oynaklık ve risk primini düşürmeye odaklı bir şekilde belirlenmesi ve maliye politikasının öngörülebilirliğinin güçlendirilmeye devam edilmesi kritik önem arz etmektedir.

Para politikası duruşu oluşturulurken, maliye politikasına dair esas alınan görünüm fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye odaklı, para politikasıyla eşgüdüm arz eden bir politika duruşu içermektedir. Bu doğrultuda, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi ayarlamalarının geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirleneceği varsayılmıştır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.”





Source link

İlgili İçerikler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu