EkonomiHaberlerTürkiye

‘Vatandaş kendi evini yapacak’

Bakan Kurum: Vatandaş kendi evini yapabilecek

Türkiye’nin gündeminde konut fiyatları ve kiralarda yaşanan artış var. Konut fiyatlarında ve kiralarda yaşanan hızlı artış ve vatandaşın şikayetleri üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hürriyet ve Sabah gazetelerine yaptığı açıklamada “Hazine arazilerini vatandaşın kendi için konut yapması adına uygun şartlarda satışa çıkacağız. Vatandaş tek parselde kendi evini yapacak ya da talep örgütlenmesi ile daha büyük parseller alabilecek. İsteyen müteahhitlerle anlaşacak. Ankara’da Gölbaşı, İstanbul’da Tuzla, Çatalca, Başakşehir için çalışıyoruz” dedi.

Habertürk’e konuşan İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, kiraların makul mantıklı bir seviyeye gelmesi için devletin içinde olduğu, özel sektörün de iştahla sarılacağı büyük bir planın olması gerektiğini söyledi.

KONUT FİYATLARINDA ARTIŞ YÜZDE 100’Ü GEÇTİ

TCMB’nin son açıkladığı konut fiyat endeksine göre Türkiye’de konut fiyatlarındaki artış son bir yılda yüzde 100’ü geçti. TÜİK’İn açıkladığı enflasyon nisan enflasyonuna göre mayıs ayında, 12 aylık TÜFE ortalaması alınarak oluşan yasal kira artış oranı yüzde 34.36 olsa da kiralardaki artış iki katın üzerine seyrediyor.

Gayrimenkul değerleme platformu Endeksa’nın verilerine göre ise Türkiye genelinde Nisan ayı itibarıyla ortalama kira ise 4 bin 282 TL olarak hesaplandı. Türkiye genelinde kiralar son 4 yılda yüzde 154,6 oranında artış gösterirken en dikkat çekici dönem son 1 yılda yaşanan yüzde 120’lik artış oldu.

Vatandaşların kiralardaki artışlarla ilgili artan şikayetleri ve barınmanın sorun haline gelmesinin ardından hükümet harekete geçti.

HAZİNE ARAZİLERİ SATIŞA ÇIKIYOR

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu yıldan itibaren, Ankara ve İstanbul’da vatandaşların uygun şartlarda konut yapabilmelerine imkan sağlamak amacıyla Hazine arazilerini satışa çıkaracaklarını belirtti.

Vatandaşların kiranın da altında ödeyecekleri taksitlerle ev sahibi olacaklarını söyleyen Kurum, evi olmayanlar ve şehit ailelerine uzun vadede destek olabilmeyi amaçladıklarını kaydetti.

Altyapılı konut arsaları ürettiklerini kaydeden Kurum, bunları uzun vadede satışa çıkaracaklarını, vatandaşların tek ya da büyük parselde talep örgütlenmesiyle birleşerek, müteahhitlerle anlaşarak ya da kendi başlarına evlerini yapabileceğini dile getirdi.

Kurum, İstanbul’da Çatalca, Tuzla ve Başakşehir bölgelerinde sosyal konut projeleri yapacaklarını aktardı.

KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELER İÇİN SANAYİ TESİSLERİ YAPILACAK

Kurum, CNN Türk’te katıldığı programda da Toplu Konut İdaresi (TOKİ) kanalıyla üretim ve istihdamı artırabilmek için, küçük ve orta ölçekli işletmeler için sanayi tesisleri yapacaklarını aktardı. Kurum, “Talep örgütlenmesi şekliyle illerden gelen talebe göre belirlediğimiz alanlarda sanayi sitelerimizi yapacağız. Kura yöntemiyle bu sanayi sitelerini 15-20 yıl vadeye varan çok az peşinatlarla o iş yerinin kirasını öder gibi temin edecekler. Bu yıldan itibaren başlayacağız. Ağustos ayında inşallah Cumhurbaşkanımız milletimizle bu projeyi paylaşacaklar.” açıklamasında bulundu.

Kira artışları konusuna da değinen Kurum, “İstanbul’da kiralar, ortalama 6 bin lira mı oldu?” sorusu üzerine, böyle bir tespitin söz konusu olmadığını, Türkiye’de bugün alt, orta ve üst gelir gruplarına hitap eden konutlar bulunduğunu söyledi.

VATANDAŞA KİRA ARTIŞ UYARISI

Mevcut kanunda, evin kira değerinin, rayiç değerinin 20 yıllık karşılığı olabileceğinin, yıllık TÜFE ortalamasının üzerinde bir zam yapılamayacağının çok net şekilde tarif edildiğini vurgulayan Kurum, ev sahiplerinin “fırsatçılık” yaparak TÜFE ortalamasının üzerinde artış yapmaya çalışması halinde kiracıların bu durumu mahkemelere taşıyabileceğini ifade etti.

Kurum, böyle bir durum yaşayan vatandaşların bunu kendilerine bildirmeleri halinde hukuki süreci başlatacaklarını kaydetti.

“ARSA MALİYETLERİ ÇOK YÜKSEK”

Konut geliştirmede arsa fiyatlarının en büyük girdi oluduğunu vurgulayan Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kalyoncu, “Arsanın toplam geliştirme sürecindeki maliyet girdi oranı çok yüksek. Gayrimenkul geliştiricileri arsa satın alıp ilerlemek yerine daha çok sermaye noktasında kendilerini rahatlatacak kat karşılığı hasılat paylaşımı modelleri tercih ediyorlardı. Arsa satın alma veya kat karşılığı durumunda dahi zaten otomatik olarak arsaların bu kadar yüksek maliyetlere girdide olması konut üretimini zorlaştırıyor. Bugün her ne kadar emtia artışları, dövize bağlı malzemelerdeki artışlar, inşaat maliyetlerindeki bu olağanüstü artışı konuşuyor olsak ta, bir inşaatın maliyeti yüzde 50 sarsılır. Olurda arsanın maliyetini indirebilecek bir formül geliştirilirse biz buna çok sıcak bakıyoruz. Konutları finanse etmek üzerine kurulmuş finans piyasası da yarı yarıya bir finans yüküyle karşı karşıya kalacak. Arsanın geliştirme maliyetlerine girmediği, arsanın finanse edilmediği bir sisteme ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” dedi

Kalyoncu, “Devlet bunun yapılmasının uygun görüldüğü yerleri belirlerse, uygun bir modelde sıfır arsa maliyeti geliştirme süreçleri başlarsa şöyle bir şartla; “Kiralık olacaksa şu fiyatın üzerine kiraya verilemez, satılacaksa şu fiyatın üzerine satılamaz” şeklinde olması lazım ki bu yüzde 50 dediğimiz arsa payı halka direk yansısın. ” ifadelerini kullandı

“BANKALAR ARSAYI DEĞİL, SADECE İNŞAATI FİNANSE ETSİNLER”

Finasnman noktasında bütün bankaların arsaları finanse etmeye uğraştığını belirten, Kalyoncu, “Buna gerek yok. Sadece üzerine yapılan inşaatı finanse etsinler bu bize oluşturulması gereken kaynağı yarıya indirir. Bu nasıl nasıl bir modelle yapılabilir? Bizim önerimiz kamu-özel işbirliği modeli. Bu model ülkemizde hastanelerimiz, havalimanlarımızı, kritik enerji haberleşme altyapımızı, otoyoları, köprüleri herşeyi hızlı bir şekilde ortaya koymamızı sağlayan bir model. Bu model tartışılıyor, tartışılabilir. Fakat bu modelin başarıları da ortada. Dünyada bile bir çok yerde konuşuluyor. Türkiye bu konuda bir merkez oldu. Kamu-özel işbirliği modeli bir de devlete şu imkanı sağlar. Arsayı satmak veya vermektense, kullanım hakkını devretmek mümkün oluyor. Bu işin çözülmesi için devletin şehir merkezlerindeki problemi olmayan arazilerini bu maksatla kullanması lazım. Bunla ilgili bir dikkat edilmesi gereken unsur da merkezlerde yoğunluğu artırıcı bir noktaya getirmemek. Dolayısyla bu projelerin olduğu yerlerde de dışarıdan kiracı olması yerine, yakın bölgelerden kişilerin bu hakka sahip tanınması. Uygunluk kriterler ve kura sistemiyle bu yoğunluğumuz da artmaz. Bu yapılar yatay mimar prensiplerince, yeşil bina prensiplerince inşa edilebilir. Bu da karbon emisyonu noktasında çok ciddi bir kazanım sağlar.” dedi

“FARKLI MODELLER SEÇİLEBİLİR”

İki aydır GYODER olarak bu model üzerinde çalıştıklarını belirten Mehmet Kalyoncu, “Bununla ilgili çeşitli istişarelerde bulunduk, dünyanın farklı ülkelerindeki sosyal konut üreten bazı kooperatif, STK gibi kuluşlarla görüştük. Biz çözümün burada olduğunu düşünüyoruz. Bakanımızın da açıkladığı aslında bizim önerimize yakın. Burada satış mı, kullanım hakkı devri mi, üst hakkı devri mi farklı farklı modeller var. Bunlardan bir tanesi de seçilebilir, bir kaç tanesi aynı anda da uygulanabilir. Bunun bir avantajı da serbest piyasaya bir müdahale olmaksızın bu çözülüyor. Sektörün, ihtiyaç bulunan erişilebilir kiralık konut üretmesini zorunlu bırakıyor.” değerlendirmesinde bulundu

İNTERNET SİTELERİNE DÜZENLEME ÖNERİSİ

GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kalyoncu, “Bir de ilgili bakanlıklardan, özellikle piyasanın döndüğü internet sitelerine bir düzen getirilmesini talep ettik. Hazine ve Maliye Bakanlığı bu siteleri inceledi. Bakanlık finasman paketinin açıklandığı akşam incelediği 800 bin ilandan 64 bini fiyat arttırmış. Buradaki kişilerin suistimali yüzünden koca bir sektör zan altında bırakılıyor” dedi

“YENİ KONUT YAPILMAYINCA FİYATLAR ARTTI”

Kiraların makul mantıklı bir seviyeye gelmesi için devletin içinde olduğu, özel sektörün de iştahla sarılacağı büyük bir planın lazım olduğunun altını çizen İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, “Bakanlık çok aktif. Kararlar, kanunlar, yönetmelikler çıkıyor. Bu konuyu da bakanlık ele aldı. Önümüzdeki günlerde neticesini verir ve bir dengelenmeye gider.” dedi

TOBB meclisi olarak konuyla alakalı bir çalıştay yapacaklarını belirten İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, “Çalıştayda bir takım konuları arz etmek için hazırlayıp, sunacağız. İşin çözülmesi için daima katkıda bulunmak istiyoruz. Bize düşen her türlü görevi yükleniriz. Bizim de önerilerimiz olabilir.” ifadelerine yer verdi.

“SİVİL MÜTEAHHİTLER TEK BAŞINA MEVCUT SORUNUN ALTINDAN KALKAMAZ, DEVLET DESTEĞİ ŞART”

Durbakayım, “Konut stok fazlasının fazla olduğu yaygarasının yapıldığı dönemde, bizde satılmayan konutlar talep görmeyen, fiyatı, lokasyonu uygun olmayan konutlardı. Doğru fiyatlandırılmış, doğru yerlerdeki konutların satıldığını belirtmiştik. Böylelikle yeni projeler yapılmamaya başlandı. Doğal olarak fiyatlar artmaya başladı. ” ifadelerini kullandı

Sivil müteahhitlerin mevcut sorunun altından tek başına kalkamayacağını söyleyen Durbakayım, “Bundan sonraki süreçte, devletin, bakanlıkların alacağı kararlarla bir rotaya oturacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum bir plan açıkladı. Bizim de bu planla ilgili “belki şöyle olsa daha iyi olur” gibi görüşlerimiz olacaktır.” dedi

KİRA ARTIŞ SEBEPLERİ

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, kira artışlarının temel sebeplerini şöyle sıraladı; “Yeteri kadar konut arz edilmiyor. Arz talep dengesi dengeye gelmeli. Hem arsa, hem artan maliyetler konut fiyatlarını anormal şekilde arttırdı. Hep tek taraflı bakılıyor olaya. Konut sahipleri de aldıkları kiralarla hayatlarını idame ettiriyor. Bu insanların da günün şartlarına göre kiraların ayarlanmasını beklemesi gayet doğal. 5 yıldan evvel kiralarda bir uyarlama yapılamadığından aynı artışla sürüyor. 2500 lirayla kirada oturan var, yanındaki daire 7 bin TL’ye oturuyor. 7 bin TL’lik yer günümüz şartlarıyla oluşan kira. 2500 TL kira alan vatandaşın günahı ne. Olaya spekülatif ortam olarak bakıyoruz. ” ifadelerini kullandı

“BU BÜYÜK BİR PLAN”

Kiraların makul mantıklı bir seviyeye gelmesi için devletin içinde olduğu, özel sektörün de iştahla sarılacağı büyük bir planın lazım olduğunun altını çizen Durbakayım, “Bakanlık çok aktif. Kararlar, kanunlar, yönetmelikler çıkıyor. Bu konuyu da bakanlık ele aldı. Önümüzdeki günlerde neticesini verir ve bir dengelenmeye gider. Konutta bu sorunların yaşanması, 3 büyük şehrin nüfusunun yüzde 30’unu teşkil etmesi de başlı başına bir neden. Sadece belli yerlere bakıp kiraların artmasına bakmamak lazım. Bu ciddi büyük bir plan, İnşaatçılar Derneği olarak dersimize her zamanki gibi çalışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu


Source link

İlgili İçerikler

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: